enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,6435
EURO
52,0515
ALTIN
7.116,84
BIST
13.787,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
13°C
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C

Boyunda kesi yapılmadan lazer ve robot destekli tedavi!

Baş ve boyun kanserleri, dünya genelinde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.

Boyunda kesi yapılmadan lazer ve robot destekli tedavi!
11.02.2026 11:55
1
A+
A-

Baş ve boyun kanserleri, dünya genelinde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünyada her yıl yaklaşık 650 bin yeni baş ve boyun kanseri vakası görülüyor ve yaklaşık 330 bin kişi bu kanserler nedeniyle yaşamını yitiriyor.   Türkiye’de ayrıntılı veriler sınırlı olmakla birlikte, baş ve boyun kanserlerinin en sık rastlanan tiplerinden biri olan gırtlak (larinks) kanseri için yılda 4 binin üzerinde vaka bildirildiğini açıklayan bazı ulusal ve uluslararası veri tabanları mevcut. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, tüm kanser türlerinde olduğu gibi baş ve boyun kanserlerinde de erken tanının yaşamsal önem taşıdığını belirterek, “Erken evrede yakalandığında, baş ve boyun kanserlerinin tedavisinde başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkabilmektedir. Ayrıca, hastaların konuşma, yutma ve nefes alma gibi hayati fonksiyonları korunabilmektedir. Ancak hastalar, özellikle ses kısıklığı veya ağız içindeki yaralar gibi belirtilerin “grip ve benzeri enfeksiyonlardan” kaynaklandığını düşünerek, hekime oldukça geç başvurmakta,  bu durum da tedaviyi zorlaştırmaktadır” diyor. 

Erkeklerde gırtlak, kadınlarda tiroit kanseri daha yaygın! 

Baş ve boyun kanserleri;  bu bölgelerde yer alan farklı organ ve dokulardan gelişebilen birçok kanser türünü kapsayan genel bir tanım.  Sıklıkla daha genç yaşlarda görülen tiroit kanseri ayrı tutulduğunda, baş ve boyun kanserleri genellikle çevresel faktörlerin tetiklemesi ve özellikle sigara ile alkol kullanımının belirgin rolü nedeniyle ileri yaşlarda daha sık görülüyor. Ülkemizde baş ve boyun kanserleri arasında erkeklerde gırtlak (larinks) kanserine,  kadınlarda ise tiroit kanserine daha yaygın rastlanıyor. 

Bu yakınmalar 2 haftadan uzun sürdüyse, dikkat! 

Baş ve boyun kanserlerinde erken tanıya yönelik bir tarama prosedürü olmadığını ifade eden Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, bu nedenle baş ve boyun bölgesinde ortaya çıkan şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Belirtilerin tümörün yerleştiği yere göre farklılık gösterebildiğini söyleyen Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, dikkat edilmesi gereken sinyalleri şöyle özetliyor: “En sık karşılaşılan gırtlak ve ağız içi (dil, ağız tabanı, damak, diş eti, yanak) kanserlerinde ses kısıklığı ile ağız içinde geçmeyen yaralar görülmektedir. Daha nadir olarak görülen burun içindeki tümörlerde; burun kanamaları, burun tıkanıklığı, yüz ve ağızda ağrı ile yaralar ortaya çıkabilmektedir. Bunlara ek olarak baş ve boyun bölgesinde şişlik ile kitleler de gelişebilmektedir.” Prof. Dr. Evren Erkul, bu şikayetlerin 2 haftadan uzun sürmesi durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.

En önemli risk faktörü sigara! 

Tütün ürünleri ile alkol kullanımı, baş ve boyun kanserlerinin en önemli sebeplerini oluşturuyor. Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, kanser tanısı alan hastaların yaklaşık 90’ından fazlasında sigara kullanımının etkili olduğunu vurgulayarak,  şu bilgileri paylaşıyor: “Sigara; özellikle gırtlak, ağız içi, geniz, yutak ve yemek borusunun giriş bölümündeki tümörler için önemli bir risk faktörüdür. Sigara ve alkolün beraber kullanılması durumunda bu risk 1.5-2 kat artmaktadır. Dolayısıyla, baş ve boyun kanserleri riskini azaltmak için tütün ürünlerinden uzak durmak son derece önemlidir.” 

Human Papilloma Virüsü’ne dikkat! 

Çevresel faktörler (Hava kirliliği, mesleksel toksik maddelere kronik maruziyet), kötü ağız hijyeni, eski diş tedavilerinde kullanılan ve kanserojen içerikli materyaller, kronik yaralar ile sağlıksız beslenme alışkanlıkları da baş ve boyun kanserleri riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra genetik yatkınlık ve sonradan gelişen bazı genetik bozukluklar  da etkili olabiliyor. Ayrıca yapılan çalışmalar, son yıllarda HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonlarının özellikle dil kökü ve bademcik kanserlerinde önemli bir etken olduğunu ortaya koyuyor. Bunların yanı sıra Epstein Barr Virüsü’ne bağlı geniz kanserleri de görülebiliyor. 

Lazer ve robot destekli cerrahi ön plana çıkıyor

Baş ve boyun kanserlerinde cerrahi tedavi önemli bir yer tutarken, bazı durumlarda kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi yöntemleriyle kombine edilmiş tedaviler uygulanıyor. Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, baş ve boyun kanserlerinin tedavisinde lazer yöntemi ve robot destekli cerrahinin son yıllarda giderek daha yaygın kullanıldığını belirterek,  “Bu ileri teknolojik yöntemler komplikasyon riskini azaltırken, kesilerin küçük olmaları sayesinde hastaların daha kısa süreli yatışla taburcu olabilmelerini sağlamaktadır” diye konuşuyor. Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, gırtlak bölgesindeki tümörlerde lazer yönteminin; özellikle dil kökü ile gırtlağın üst kısmında yer alan tümörlerde ise robot destekli cerrahinin öne çıktığını ifade ediyor. 

Ağız içinden giriliyor, boyunda kesi yapılmıyor

Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, bazı gırtlak ve yutak kanserlerinde, tümörün yerleşim yerinin uygun olması halinde lazerle cerrahinin boyunda herhangi bir kesi yapılmadan, ağız içinden girilerek gerçekleştirildiğini söylüyor. Özellikle Human Papilloma Virüsü’ne bağlı gelişen küçük boyutlu dil kökü ve bademcik tümörlerinin de robot yardımlı cerrahiyle, kesi yapılmaksızın, ağız içinden çıkarılabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Evren Erkul, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Ayrıca, komplikasyonları azaltan ve tedavinin başarısını artıran navigasyon yardımlı endoskopik sinüs tümör cerrahileri ve sinir monitorizasyonu eşliğinde gerçekleştirilen cerrahiler, özellikle tükürük bezi ile tiroit tümörlerinde artık çok daha sık kullanılmaktadır.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı