enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,2149
EURO
55,2545
ALTIN
6.525,17
BIST
12.122,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Çok Bulutlu
Cuma Açık
22°C
Cumartesi Açık
24°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C

Bor Rezervimiz Füzyon Enerjisinde Türkiye’yi Öne Çıkarabilir

Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’ine sahip olması, proton-bor füzyonunu ülkemiz açısından stratejik bir alan haline getiriyor. Proton-bor füzyonu, yüksek enerji potansiyeli, nötron üretmemesi ve düşük radyoaktivite potansiyeli gibi özellikleriyle dikkat çekiyor. Füzyon sonucu…

Bor Rezervimiz Füzyon Enerjisinde Türkiye’yi Öne Çıkarabilir
08.10.2026 11:42
2
A+
A-

Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’ine sahip olması, proton-bor füzyonunu ülkemiz açısından stratejik bir alan haline getiriyor. Proton-bor füzyonu, yüksek enerji potansiyeli, nötron üretmemesi ve düşük radyoaktivite potansiyeli gibi özellikleriyle dikkat çekiyor. Füzyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasına yönelik araştırmalar da sürüyor. Uzmanlara göre Türkiye; bor kaynakları, malzeme geliştirme ve sağlık uygulamaları alanlarında bu teknolojinin geleceğinde önemli bir rol üstlenebilir.

Yeditepe Üniversitesi’nde 5-8 Ekim tarihleri arasında düzenlenen IWPROBONO Uluslararası Çalıştayı, proton-bor füzyonu alanında çalışan bilim insanlarını bir araya getirdi. Avrupa Birliği destekli COST CA21128 PROBONO Aksiyonu kapsamında gerçekleştirilen çalıştaya 23 ülkeden 85 araştırmacı katıldı. Çalıştayda proton-bor füzyonundaki bilimsel gelişmeler, teknolojik sorunlar ve gelecekteki kullanım alanları değerlendirildi.

‘Temiz ve Sürdürülebilir Enerji Potansiyeli Var’

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve aynı zamanda Bor Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Büyük, proton-bor füzyonunun son yıllarda lazer ve manyetik teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte deneysel olarak daha fazla araştırılmaya başlandığını söyledi.

Füzyonun yoğun enerji üretme potansiyeline dikkat çeken Büyük, proton-bor reaksiyonunun nötron açığa çıkarmaması nedeniyle radyoaktivite açısından da önemli avantaj sunduğunu belirtti. Reaksiyon sonucunda ortaya çıkan alfa parçacıklarının yüklü olması sayesinde doğrudan elektrik üretiminin mümkün olabileceğini ifade eden Büyük, “Dünya temiz, yoğun ve sürdürülebilir enerji üretimine odaklanmış durumda. Proton-bor füzyonu bu açıdan önemli avantajlara sahip” dedi.

‘Türkiye Stratejik Yakıt Sağlayıcısı Olabilir’

Türkiye’nin bor rezervlerinin proton-bor füzyonunda önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Büyük, “Reaksiyonun ana kaynaklarından biri bor-11 izotopu. Dünyada yüzde 70 bor rezervine sahip olan ülkemiz için bu ciddi bir önem taşıyor. Sürdürülebilir enerji üretimi mümkün hale geldiğinde ve mevcut teknik zorluklar aşıldığında Türkiye, dünyadaki en önemli stratejik yakıt sağlayıcı ülkelerden biri olabilir” diye konuştu.

Bu alandaki çalışmaların yüksek maliyetli altyapı ve tesis yatırımları gerektirdiğini belirten Büyük, Türkiye’nin özel sektör, üniversiteler ve kamu kurumları arasında ortak bir strateji oluşturmasının önemine dikkat çekti.

‘Sağlık Alanında Da Potansiyeli Var’

Proton-bor füzyonunun yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Büyük, reaksiyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının tıbbi uygulamalarda kullanılabileceğini söyledi. Büyük, “Proton-bor füzyonundan ortaya çıkan alfa parçacıklarının başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanımına yönelik ciddi bir potansiyel bulunuyor” dedi.

Yeditepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Karaaslan da Türkiye’nin bor kaynakları nedeniyle bu alandaki gelişmelerin dışında kalmaması gerektiğini söyledi. Karaaslan, proton-bor füzyonunun henüz deneysel aşamada olduğunu belirterek, Türkiye’nin özellikle proton ve bor içeren malzemelerin geliştirilmesi ile sağlık uygulamalarında önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti.

‘Enerji Krizlerinin Yaşandığı Dönemde Önemli’

Füzyon çalışmalarının teknik açıdan zorlu bir alan olduğunu belirten Karaaslan, dünyada enerji ihtiyacının arttığı ve karbon sıfır hedeflerinin öne çıktığı bir dönemde bu araştırmaların önem kazandığını söyledi. Türkiye’nin bor kaynaklarının bu alanda stratejik avantaj sağlayabileceğini belirten Karaaslan, “Ülkemizin bir bor ülkesi olduğunu düşünürsek bu çalışmaların içinde yer almamak büyük bir kayıp olur” dedi.

‘Çalışmalarımız Devam Etmektedir’ 

Çin merkezli ENN Grup çalışanı Dr. Bing Liu ise şirket olarak 2035 yılı itibarıyla ticari prototip ölçeğine geçmeyi hedeflediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu aşamada yaklaşık birkaç metre ebatlarında olan reaktörün, bir normal mahalle içerisinde rahat ve güvenli bir şekilde temiz enerji üretimini sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada gerekli çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı